Skip to content Skip to footer

Pazarlama’da Bakış Açınızı Genişletecek En İyi Nike Reklamları

Pazarlama’da Bakış Açınızı Genişletecek En İyi Nike Reklamları

Nike, ayakkabılarının ötesinde bir fikir ve ilham kaynağı olarak, tüm zamanların en sevilen markalarından biri olmuştur. Reklamcılık hakkında bilgi edinmenizi sağlayacak ve size daha iyi bir pazarlamacı olma konusunda yardımcı olacak en iyi Nike reklamlarını birlikte inceleyeceğiz. 

Nike, ilham verme konusunda öyle iyi işler çıkarıyor ki, başkalarının Nike’ın işlerini kopyaladığını gördüğümde “vay, bu iyi bir reklam ama bu tamamen Nike.” diye düşünüyorum. Ardından Nike’ın komik ya da sevimli olmaya çalıştığını gördüğümde, “Bu Nike değil, markanın stratejisiyle uyumsuz.” diye düşünüyorum.

Bu yazıda Nike reklamlarını değerlendirirken performanslarını birlikte göz atacağız ve 25 yıl sonra, Nike’ın “Just do it” sloganının tüketicilerin aklında ve kalbine nasıl nüfuz ettiğini göreceğiz.

Nike Reklamları Tüketiciye Harekete Geçirir ve Akılda Kalıcıdır

Müşterilerinizi yaratıcılık sunun, varlıklarınıza yatırım yapın, duygusal olarak etkileşime geçin ve sizi zaten sevenlerle daha derin ilişkiler kurun. Yaratıcılığınızı sürdürün. Japon balığı daha büyük bir fanus içinde daha da büyür. Aynı şey yaratıcı fikirler için de geçerlidir. 

Yaratıcı fikrinizi zaman içinde, farklı medyalar aracılığıyla, birden çok nesne üzerinde, farklı hedeflere yönelik olarak ve birden çok sorun üzerinde geliştirerek her seferinde fikrinize yeni şeyler eklemelisiniz. Hayal gücünüzü geliştirmenin en iyi örneği Nike’ın 1988’de başlattığı “Just do it” kampanyasıdır. Nike’ın “Just do it” sloganı, stratejik marka konseptini yansıtıyor: “Nike, sizi atletik sınırlarınızın ötesine taşıyor.” Nike, “Just do it” yaratıcı konseptini destekleyen yeni içerikler ekleyerek TV reklamlarından en iyi verimi alan markalardan birisi oldu.

İşte Bazı İlham Verici Nike Reklamları 

  • Michael Jordan’ın “Başarısızlık (Failure)” reklamı, kendisine kaç kez son şansın teklif edildiğini ve bunu başaramadığından bahsediyor.
  • Nike, 2012 Londra Olimpiyatları’ndaki “Jogger (Koşucu)” rekmalında, sabah saatlerinde koşu yapan kilolu bir çocukla kullandı; bu, hepimizin profesyonel sporcu olmadığımızı, fakat içimizdeki sporcuya meydan okuduğumuz duygusunu hissettirdi.
  • Nike, Colin Kaepernick’i desteklemek için en sansasyonel reklamlarından birisini yayınladı. Halkla ilişkiler açısından bakıldığında Colin Kaepernick’in kısa bir tweet’i, sosyal medyada oldukça büyük etki yaratmıştı.
  •  1990’ların başında kullanılan “Spor Yapmama İzin Verirsen (If  You Let Me Play Sports)” sloganı, spor yapan kızlar için hayatın tüm faydalarından bahseden duygusal bir reklam olarak karşımıza çıkıyor. Ergenlik çağındaki kızlar “Eğer oynamama izin verirseniz kendime daha çok güvenirim, beni döven bir adamdan ayrılma ihtimalim artar veya daha az depresyona girerim” mesajını veriyor.
  • “Daha Çılgınını Düşün (Dream Crazier)” reklamında Serena Williams yer aldı. Beklentilerin ötesine geçmeye çalışan kadınların karşılaştıkları çifte standartlar ve güçlükler konusunda güçlü bir mesaj verdi.

Gelmiş Geçmiş En İyi Nike Reklamları

Spor Yapmama İzin Verirsen (If You Let Me Play Sports)

Ciddi mesajlar vermek için çocukları kullanmak, tüketici beklentileri arasında bir tutarsızlık yaratarak dikkatlerini konuya vermelerini, müşterilerin hissettiği anlamlı içgörülerle eşleşerek etkileşimin artmasına yol açıyor. Tüketici içgörüleriyle etkileyici bir hikaye sunmak, hedef pazarınızla daha güçlü bir ilişki kurmanın ve ardından markanızı bu içgörülerle daha yakından ilişkilendirmenin harika bir yoludur. İlgi çekici mesaj tüylerinizi diken diken eder ve müşterilerin akıllarında kalır.

Michael Jordan “Failure” (Başarısızlık)

Bu reklam, bize basketbol fenomeni Michael Jordan’ın insani yönlerine bir bakış açısı sunuyor. Reklamın içeriğinde Jordan’ın yaptığı tüm hataları insanileştirmeyi amaçlayarak, hedef kitlenin ilgisini çekiyor. Atari oyunları sırasında sunulan bu reklam, eğlence amaçlı müşterilerin hemen dikkatini çekti. Bu reklam, insanlar eğlence için medyayla etkileşime girerken, onlara doğru zamanda, kahramanlarının ilham verici hikayesiyle karşılarına çıkması oldukça dikkat çekici oldu. Reklamınızı eğlencenin bir parçası haline getirin. Yaratıcılığınızı nasıl geliştirebileceğinizi öğrenerek, eğlence trendlerine ayak uydurduğunuzda başarılı bir iş çıkarabilirsiniz. Tıpkı filmlerin, televizyonun, dijital medyanın veya müziğin gelişmesi gibi, reklamlarınız da gelişmelidir.

Kaepernick Nike Reklamı

Eylül 2018’de Nike, Colin Kaepernick’i destekleyen en tartışmalı reklamını yayınladı. Halkla ilişkiler açısından bakıldığında Colin Kaepernick’in tek bir tweet’i sosyal medyayı kasıp kavurdu. Olumlu olumsuz birçok tartışmaya rağmen bu reklam, Nike’ın en iyi reklamlarından biri oldu. Reklam metni çok güzel yazılmış ve sahneler hikayeyi mükemmel bir şekilde anlatmıştır. Tartışmaların da tüketicilerin bu reklam üzerine odaklanmasında büyük katkısı oldu. Sevildi, nefret edildi ve sosyal medyada konuşuldu. İki yıl sonra Black Lives Matter, ana akım bir hareket haline geldikçe, Kaepernick’in hikayesi daha geniş çapta tanındı ve paylaşılabilir içerik konusunda harika bir örnek haline geldi.İlerleyen süre zarfında, ürünler o kadar ilgi çekici hale geldi ki tüketiciler bu ürünleri sosyal medyada binlerce kez paylaştı. Burada kritik faktör, tüketicileri etkilemek ve cezbetmek için son derece ilgi çekici, duygusal bir hikaye reklamlamı oluşturabilmekti.

Charles Barkley: “I’m not a role model” (Ben bir rol model değilim)

İlham verici olma konusu tartışılan bir reklam olsa da, gerçekleri anlatan bir reklam. Charles Barkley; bir sporcu, bir ünlü ve bir rol model arasındaki boşluğu gerçekten kapatıyor. Bu reklam oldukça tartışmalı bir mesaj vermekteydi ve haftalarca spor programlarında yer aldığı için medyanın ilgisini çekti. Her ne kadar, reklam tüketici beklentilerine tamamen aykırı olsa da, bu yaklaşım, markaların kalabalığın arasından sıyrılmasına yardımcı olmak için etkili bir stratejidir. Müşteriler, beklentilerinden çok farklı olduğunuzu veya şu anda göründüğünüzden çok farklı olduğunuzu fark ederler. Birçok marka, bu stratejiyi kullanmaktan çekinir ve oldukça riskli bulur.

No Excuses (Bahane Yok)

Bu reklam, sizi yerinizden kaldırıp spor salonuna götürmezse, hiçbir güç sizi götüremez. Tüm olası bahaneleri ele alan, ancak sonunda tüm bu bahaneleri ortadan kaldıran sürpriz bir sonla biten son derece meydan okuyucu bir reklam. Saldırgan ton, tüketicinin dikkatini çekme konusunda oldukça başarılı oluyor, reklamın son kısmı ise iletişimi güçlendiriyor ve akılda kalıcı olmasını sağlıyor. Bu reklam, markanızın tüketici faydasını yaratıcı bir şekilde artırmanın harika bir örneğidir.

Dream Crazier (Daha Çılgınını Düşün)

Nike, bu reklamı Serena Williams’a seslendirerek, kadınların spor konusunda kendi benliklerini kazanmalarına yönelik bir amaç gütmüştür. Kadın sporcuların yaşadığı ayrımcılık ve zorluklarla mücadelesini konu alan bu reklam, Nike’ın mücadeleci kimliğini etkili bir şekilde yansıtıyor ve sporcular için ilham kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Bu reklamdan anlaşılacağı üzere, markanızın değerlerini, inançlarını ve amacını kullanmak, markanızın arka plan hikayesini tüketiciyi harekete geçirecek şekilde anlatmak oldukça efektif bir yöntem.

Jogger (Koşucu)

Reklam, aşırı kilolu bir çocuğun bir yolda koştuğu sahne ile başlıyor ve devam ediyor. Bu görsel, atletizm ve mükemmellik konusundaki yaygın klişeleri kırmayı amaçlıyor.Herkesin kendi içinde bir büyüklüğe ulaşabileceği fikrini savunuyor ve bunu, toplumun mükemmellikten genellikle beklediği fiziksel görünümün dışında kalan bir figürle ifade ediyor.

Bu vurucu reklam, Nike’ın “Just do it” sloganı ile tamamen örtüşen bir mesaj sunuyor. Markanın ilham veren ve herkesi harekete geçmeye teşvik eden kimliği bu reklamda net bir şekilde ifade ediliyor. Bu, Nike’ın yalnızca üst düzey sporculara değil, herkese hitap eden bir marka olduğunu vurguluyor.

Find Your Greatness (Kendi Büyüklüğünü Bul)

Genel olarak, bu reklam, büyüklüğün herkesin içinde olduğuna dair güçlü bir mesaj veriyor. Nike, markanın tutkusunu ve ilham verici kimliğini bu tür reklamlarla net bir şekilde yansıtıyor. Reklamın odak noktasında sıradan bir çocuk yer alıyor ve bu, izleyicinin kendisini onun yerine koyarak motive olmasını sağlıyor. Bu şekilde Nike, sadece bir spor markası değil, aynı zamanda herkesi harekete geçmeye teşvik eden bir ilham kaynağı olarak konumlanıyor. Nike’ın hedef kitlesinin yalnızca profesyonel sporcular değil, herkes olduğunu güçlü bir şekilde ifade ediyor. Bu strateji, markayı daha ulaşılabilir ve motive edici kılıyor.

You Can’t Stop Us (Bizi Durduramazsınız)

You Can’t Stop Us” reklamı, hem içerik hem de görsel anlamda çok güçlü ve etkileyici bir çalışma. Nike, bu reklamla sporun evrenselliğini ve insanların zorluklara karşı durma gücünü vurgulayarak, izleyiciye derin ve ilham verici bir mesaj veriyor. Reklam, Nike’ın marka kimliğini yansıtan ve marka mesajını güçlü bir şekilde ileten bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Nike, sporun birleştirici ve motive edici gücünü vurgulayarak, markanın sadece spor ekipmanları satan bir marka olmadığını, aynı zamanda insanlar için ilham kaynağı olmayı hedeflediğini gösteriyor. Bu reklam, markanın hedef kitlesine hitap eden bir güç ve kararlılık mesajı vererek marka bağlılığını artırıyor.

Nike’ın Prensipleri

Nike’ın kurucusu Phil Knight oldukça felsefi biriydi ve çok erken bir dönemde bazı harika prensipler oluşturdu. 

Bizim işimiz değişim:
Phil Knight, Nike’ı Japon ayakkabıları ithal eden küçük bir şirketten, spor giyim alanında küresel bir lider haline dönüştürdü. Bu, sürekli uyum sağlama ve yenilik gerektiren büyük bir süreçti.

Sürekli saldırıdayız:
Knight, Nike’ın etki alanını ve pazar payını sürekli genişletmek için agresif bir iş tarzı benimsedi.

Mükemmel bir süreçten ziyade, Sonuç önemlidir . Kuralları çiğneyin: yasayla savaşın:
Knight, sonuçların önemini vurgulamış ve ABD hükümeti ile ithalat kurlları konusunda olan çatışmaları da dahil olmak üzere mevcut durumu sorgulamaktan çekinmemiştir.

Sadece bir iş değil, aynı zamanda bir savaş:
Nike’ın tarih boyunca, Knight rekabeti benimsemiş ve bir iş kurmanın zorluklarını kabul etmiştir.

Hiçbir şeyi varsaymayın. İnsanların sözlerini tutmasını sağlayın. Kendinizi zorlayın, başkalarını zorlayın. Mümkün olanı zorlayın:
Knight, başarıya ulaşmada çaba, azim ve yüksek beklentilerin önemini sık sık dile getirmiştir.

Doğanın nimetlerinden yararlanın:
Knight, çok az sermaye ile başladı ve Nike’ı inşa etmek için kaynak bulmak zorunda kaldı.

İş bitene kadar işiniz bitmez:
Knight, 50 yıldan fazla bir süre Nike’ı CEO olarak yönetti ve uzun vadeli bağlılık ve adanmışlık gösterdi.

Tehlikeler:
Knight, iş dünyasındaki potansiyel tuzakların farkındaydı ve Nike’ın büyümesi sırasında sayısız zorluktan geçti.

Güzel olmayacak:
Knight, Nike’ı inşa ederken karşılaştığı zorluklar ve aksilikler hakkında açık sözlü olmuştur.

Doğru şeyleri yaparsak, para kazanmak neredeyse otomatikleşecek:
Knight’ın odak noktası her zaman harika ürünler yaratmak ve atletlere hizmet etmek olmuştur; bunları iyi yaptıkları takdirde başarının peşinden geleceğine inanıyordu.

Bir yorum bırak